6 Nisan 2013 Cumartesi

K/Benim İçin Öl - Amy Plum || Yorum

Kitap Adı: Benim İçin Öl
Özgün Adı : Die For Me
Yazar : Amy Plum
Çevirmen : Esra Çakıruylası
Yayınevi : Akılçelen Kitaplar
Sayfa Sayısı : 349


“Gizemli ve romantik bir aşkı anlatan bu romanı elimden bırakamadan bir çırpıda okuyup bitirdim.”

New York Times en çok satanlar listesinde 1 numara olan Kanatlar dizisinin yazarı Aprilynne Pike.

Paris'in muhteşem dekorunda geçen Benim İçin Öl’de, Amerika’da anne babasını trafik kazasında kaybedince, ablasıyla dedelerinin yanına taşınmak zorunda kalan Kate ile onun saf güzelliğine tüm benliğini kaptıran yakışıklı Fransız genci Vincent’ın ruhlara işleyen aşklarını anlatıyor.

On altı yaşındaki Kate, Brooklyn’den, acı günlerini kitap okuyarak ve sanatla iç içe geçirerek atlatmaya çalışır. O sırada, uyur hâldeyken bile onu görebilen bir çift gözün kendisini aşkla izlediğinden habersizdir. Kate’in, bir kafede kitap okurken gördüğü ve tüm genç kızların yüreğini hoplatacağını, kendisine hiç takılmayacağını düşünerek iç geçirdiği Vincent’ın gözleridir bunlar.

Vincent ile Kate kendilerini karşı konulamaz bir aşkın kolarına bırakır. Ama bu aşkın önünde gizemli ve ürkütücü bir engel vardır. Vincent normal bir insan değildir. Hayatını her gün riske atmasına neden olan korkunç bir yazgıya mahkumdur. Ayrıca onu ve tüm ırkını yok etmeye çalışan ölümsüz ve tehlikeli düşmanlara karşı koymak zorundadır.

Okurken nefes nefese kalacağınız Benim İçin Öl’ün yazarı Amy Plum, paranormal üçlemesinin bu ilk kitabıyla gençlerin kalbinde şimdiden taht kuruyor.

Bitireli bir haftadan fazla olmasına rağmen ancak şimdi yazmaya vakit bulabildim. Malum sınav haftası.

Hemen herkes okumuş olmasa da ismini duymuştur. İtiraf etmeliyim ki akılçelen yayınlarından okuduğum ilk kitaptı.

Asıl soruya gelebiliriz herhalde. Beğendim mi? Puanımdan anlaşılacağa üzere evet beğendim. Vincent ne kadar hayalimdeki 'Hot Boy'-lardan olmasa da, karizması ve elbette ki ancak kitaplarda olabilecek bir anlayışa sahip olmasıyla beni etkiledi.

Vardı, vardır. Kitabı yeni duyanı, merak edeni ;)

Her zaman yaptığım gibi az spolierli kısa özete geçiyorum (can alıcı bilgi yoktur :)

Kate anne ve babasını bir trafik kazasında kaybedince, ablası Georgia ile büyakbabası ve babaannesinin yanına fransa'ya taşınıyorlar. kendilerini bildiklerinden beridir fransızca konuştukları içinde(babaları saolsun) paris'e uyum sağlamak pek zor olmuyor.

Kate ablasının aksine ebeveynlerini kaybettikten sonra iyice içine kapanık olmaya başlıyor. Sosyal aktivite olarak değerlendirebileceği tek şey eski bir kafenin köşesinde kitap okumak. kitap okumayı seviyor, sanatı da!

Derken ilerleyen günlerde kafede gözüne biri çarpıyor-yakışıklı biri. Tabi yanındaki arkadaşları da en az onun kadar yakışıklı ;)

Tıpkı kate'in ilgisini çektiği gibi kate te bu yakışıklının ilgisini çekiyor. Bu yakışıklının bir ismi de var. Vincent.

Kader Vincent ve Kate'in yollarını bir çok kez kesiştiriyor ve en sonunda Vincent Kate'den bir randevu koparmayı beceriyor. Ama randevu sırasında arkadaşları onu arayıp acil durum haberini yetiştirince randevu yarıda kalıyor.

Yine de Kate pes etmemeye kararlı. Vincent'ı takip edince öğreneceklerinden haberi yok sonuçta. Öğrendiklerinin onu ne kadar şaşırtacağından yada tehlikeye sokacağından da haberi yok. Ama olsaydı da fikrini değiştireceğini sanmıyorum ;) İyi Okumalar.

Aslında buradan hemen spolierin aşırı dozda olan bölümüne geçerim ama bu bilgiyi vermeden geçmeyeyim dedim.

Kitabın arka kapağını okuyunca, kendi kendime vampir mi? demiştim. ve kitaba başladığımda fark ettim ki vampir istemiyordum- oysa vampirlere bayılırım? Neyse işte hala daha neden vampir olmaması için bu kadar direttiğimi anlamıyorum? Yine de benim gibi meraklananlara söyleyeyim, vampir değil, daha önce böyle bir şey duyduğunuzu-okuduğunuzu da sanmam ;)

Kitabı bitirenleri yada sonunu bilsem de beni rahtsız etmez diyenleri aşağıya alayım.

Bizim zombilere bayıldım gerçekten. Ah zombi değil ;)

Neyse işte konu ilgi çekiciydi, kimse inkar edemez. Vincent da hoş çocuktu ama öyle aşık falan da olmadım. Yani dışarıdan bad boy gibi görünüp özünde yufka yürekli olması falan çok klişe olmaya başladı. Ama dediğim gibi iyi çocuk zarar gelmez. Güvenilir. Sadık.....

Jules, bu çocuk biraz beni şüphelendirdi hani, kate asılıyor muydu o? Yoksa ben mi çok pimpirikliyim? :D

Kitabı okumayı düşünüyorsanız yada çoktan okumuş olanlara seslenerek sözlerimi noktalandırıyorum.
İkinci kitap 'Ben Ölene Kadar' çıktı hemde sadece yurt dışında değil burada da :D

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder