F&K/ Göçebe- The Host- Stephane Mayer || İnceleme


 Göçebe / The Host / 2013-ABD 
IMDB puanı: 5.8/10
Tür:  Romantik Macera Aksiyon
Yönetmen : Andrew Niccol
Senaryo:  Andrew Niccol Stephenie Meyer
Oyuncular: Saoirse Ronan, Diane Kruger,
 Max Irons
 Süre: 124 dk
 Ve vizyona girdikten iki ay sonra izlemeyi başarabildim:D

    Filminin çıkacağını duyup kitapçıya koşmuştum, eee yazar da Stephane Mayer gibi bir efsane olunca almasam olmazdı. Açık konuşmak gerekirse alacakaranlık serisini okumadım. İlk iki filmini izledikten sonra o seriden de eksik kalayım deyip bırakmıştım. Tabi filmler güzeldi-hatta biraz süper. Bazı 'saçmalık' dedirten yerlerde eksik olmamıştı hani ama vampir kurgusunu iyi oturtmuşlardı :)

   Neyse yine konuyu başka bir yere çektim, hep ben hep ben!

  Göçebeden bahsedelim biraz.  Hem kitabını okurken, hem filmi izlerken pek eğlendim- hani filmi bitirdiğim şu dakikalarda zevkten dört köşeyim ;)

 

   Tabi hangisi daha iyiydi diye sorarsanız kesin cevabım, kitabı olacaktır ama filmi de kötü sayılmazdı hani yine de aranız da izlemeyenleriniz varsa kitabını okuduktan sonra filmini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

   Böyle bir kitabı filme çevirmek zor işti o yüzden helal olsun yazarlara ve yönetmenlere-ve elbette oyunculara- diyorum. Sonuçta ana karakterimiz göçebe olduğu kadar Melanie de bir vücut da iki ruh iki farklı düşünce ve his. Ne kadar Mel'i oynayacak kişinin  Saoirse Ronan olarak belirlendiğin de beğenmeyenler olsa da bence kız işi iyi kıvırmış. Zaten herkesin hayalindeki insanı bulmak da imkansızdır. "Senin hayalindeki Melanie, Saoirse benziyor muydu?" derseniz şahsen hayalimdekiyle az çok örtüşüyor.

 

   Diğer karakterlerden de bahsetmek istiyorum Jared hayalimdeki gibi olsa da Ian için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Aslında film boyunca bu iki karakteri birbirine çok benzettim-dış görünüş olarak. Hatta bazı sahnelerde durdurup" hangisiydi bu yaaa?" dediğim bile oldu. Oysa hayalimdeki Ian daha yapılı bir şeydi, yani Jared ince ve karizmatik ama Ian ise daha(nasıl desemmmm?) koruyucu ve badigart vücutluydu :D

   Jamie o da hiç olmadı, kaç yaşındaydı o çocuk yaa? 11?12? Tamam, Jared ile ilk tanıştıklarında o yaşlarda olması mantıklı ama ya sonra? Yani film de bunun üzerinde en az bir iki sene sonrasında geçiyor değil mi?
O zaman oğlanımız on üç, on dört-hata genç kızların gönlünü feth etmek amacıyla on beş, on altı- yaaa biz en iyisi düz hesap on yedi deyip bu çocuğu benle yaşıt yapalım- olmalıydı. Hem film de kitabın aksine kardeş bağı pek ortaya koyulmadı, yada Göçer le Jamie'nin arkadaşlığı . Üzücü.

    Elime böyle fırsat geçmişken kaçmaz diyorum veeee kitabın da künye bilgilerini yazıp kısa bir paragrafta özetliyorum.

Kitap Adı: Göçebe
Özgün Adı :  The Host
Yazar : Stephane Mayer
Çevirmen : Mine Atafırat
Yayınevi : Epsilon
Sayfa Sayısı : 680 (830-Cep boyu)
Kitap arkası bilgilendirmesi :
 Dünyamız görünmeyen bir düşman tarafından istila edilmişti. İnsanların bedenleri, bu istilacılar için sahiplik yaparken bedenler bir değişikliğe uğramamış gibi görünse de, zihinleri ele geçiriliyordu. Neredeyse herkes teslim olmuştu.
  Geriye kalan "vahşi" birkaç insandan biri olan Melanie, yakalandığı zaman sonunun geldiğine inanır. Göçebe, Melanie'nin bedenini alan "ruh", yetkililer tarafından bir insan bedeninin içinde yaşarken karşılaşabileceği zorluklar hakkında uyarılmıştır: Baskın duygular, hislerin yoğunluğu, çok canlı olabilen anılar… Ama Göçebe'nin beklemediği bir zorluk vardır: Bedeninin önceki sakini zihninden vazgeçmeyi reddeder.
  Göçebe, Melanie'nin düşüncelerinin derinlerine inerek geri kalan insanların nerde olduğunu öğrenmeye çalışır. Ama Melanie'nin zihninde tek görebildiği, sevdiği adamın, hâlâ saklanan bir insan olan Jared'ın hayalidir. Bedeninin arzularına direnemeyen Göçebe, yakalamak zorunda olduğu bu adama karşı özlem duymaya başlar. Dış güçler, Göçebe ve Melanie'yi, aslında istemeseler de, ortak bir hedefte birleştirir ve birlikte sevdikleri adamı bulmak için tehlikeli ve sonu belli olmayan bir macera için yola koyulurlar.
  Zamanımızın en çok ilgi uyandıran yazarlarından biri olan Stephenie Meyer, aşkın direnci ve insan olmanın asıl anlamını anlatan, unutulmaz ve heyecan dolu bir romanla yine sizlerle beraber.
  Paragraf diyordum ama paragraflar olursa şaşmayın;

   Kitap kapağında konu çok güzel anlatıldığından tekrar tekrar aynı şeyleri yazmak istemiyorum. Direk yorumuma geçiyorum ki kitabı okumamış arkadaşlar varsa şimdiden söyleyeyim Spolier ağır dozdadır.

    Kitabı okuduğum da kendi kendime "ben ne kadar insanım ki, acaba?" dediğimi hatırlıyorum. Yada "İnsan nedir ki?" diye sorduğumu. Hem düşündüren hem eğlendiren hemde konusuyla sizi dünyadan alıp başka gezegenlere götüren bir kitaptı- seri olmasını çok isterdim ama tadında bıraktığı içinde minnettarım yazara.

    Hani bazen öyle bir yazılır ki yazara teşekkür etmek istersiniz ya işte öyle bir kitaptı.

    Beni Göçerle, Ianla, Melle, Jaredla ve elbette Jamieyle tanıştırdığın ve böyle ilginçbir dünyayı düşünüp bunu kağıtlara döktüğün için sana-size(remiyeti koruyalım  ;) Teşekkür ederim-ederiz, Stephane Mayer.

  İlk filmdeki oyuncu seçiminden bahsettik, sonra kitabımızdan da bahsettik. Eee artık sona bağlıyor ve asıl konuya geliyorum-film;

 

    (Altaki paragraf Kitabı okumamış ve okumayı düşünmemesine rağmen filmi izlemek isteyen ve konusunu öğrenmek isteyenler gelsin)

  Bilirsiniz ki çoğu bilim kurgu filminde dünya tam istila edilecekken nasıl durdurulduğu ele alınır ve tüm istilacı uzaylıların kökü kurutulur. Ama bu sefer öyle olmuyor. Bu sefer öyle olmasını istemiyorsunuz çünkü baş rolde istilacılardan biri var.

  Göçebe yada arkadaşlarının ona taktığı ismi ile Göçer, bir istilacı. Melanie'nin bedenini istila ediyor fakat şöyle bir sorun var. Mel diğer herkes gibi pes edip kaybolmuyor, göçerle savaşıyor!

   Şimdi bir beden için de iki ruh var. Ve o bedenin peşinde de bir avcı. Ve yine o bedene aşık iki yakışıklı......İyi Seyirler.

    Bu arada lafı gelmişken filmin fragmanı için Tıkla-yabilirsin.


   (Kitabı okuyup filmini henüz izlememiş olan arkadaşlar aşağıdaki paragraflar da size geliyor)

   Spolierlik bir şey kalmadı zaten sonu da başı da ortada olacakları da çok iyi biliyorsunuz. Ben sizi filme hazırlayacak bir yazı yazayım, en iyisi. 

   Öncelikle bildiğiniz üzere kitap göçeri'in ağzından yazılmıştı. Tabi bir nebze Melanie de vardı ama şu an konu o değil. Film ne kadar Mel ve Göçerin tarafından olaylara yaklaşsa da ikisinin de olmadığı yerleri izliyoruz mesela Avcı'nın Mel'i yakalamak için ne kadar uğraştığını yada Jared'ın ve ekibinin dışarı çıkıp da erzak topladığı yerler gibi. Ve bu durum bana ister istemez sadece Mel ve göçer gözünden görseydik de daha fazla mel-göçer sahnesi olsaydı dedirttiriyor.

   Ve elbette Mel sahneleri de hayal ettiğimiz kadar başarılı olmayabiliyor. Göçerin insan duygularına nasıl alışmaya çalıştığını hepimiz biliriz ama film de bu da çok iyi  gösterilemiyor.

    Karakterlerin çoğu olmasına rağmen şu an ismini hatırlayamadığım yaşlı bir adam vardı hani kanserden ölen-o eksik(gözüme çarpan bir o oldu). Oysa o sahnede -adamı gömdükten sonra sırayla bir şeyler söyledikleri yer-Göçer'in ne dediği aklımdan hiç çıkmaz "Bizim bu dünyada ki istila sebebimiz de haksız olduğumuzu gösteren biriydi" gibi bişe söylemişti. Çok etkilenmiştim. Keşke o karakteri de barındırıp böyle bir sahne çekmiş olsalardı. Ağlayabilirdim bile!

  Ama adamlara da hak vermek lazım 680 sayfa nasıl 124 dakikacığa sığsın? İki part yapabilirlerdi! Tabi iş işden çoktan geçti ama neyse işte. Bununlada yetinmeyi bilir bizim gibi Fanlar :)

Yorum Gönder

 
Support : Sitemiz | iY | Facebook Takip
Copyright © 2011. FULL TEK LİNK FİLM - All Rights Reserved
Hazırlıyan By SmuserWebsite Published by Mas Template
Proudly powered by Blogger